Reklam

Biyografi

  • 10.Sınıf Konuları ve Müfredatı MEB

    10.Sınıf Konuları ve Müfredatı MEB

    MEB tarafından yayınlanan güncel müfradatı Lisede okuyan öğrenci arkadaşlar için inceledik. Bu yazımızda 10.sınıf lise 2 konuları nedir sorusuna cevap vereceğiz. 10.Sınıf lise 2.sınıf olduğu için öğrenciler tarafından genellikle zorlanılmaktadır. Fakat bu sizi korkutmasın düzenli bir şekilde çalışırsanız başarılı olmanız için bir engel olmayacaktır. 10.Sınıfta görülen dersler; matematik, fizik, kimya, biyoloji, dil anlatım, coğrafya, tarih ve türk edebiyatı derslerinden oluşmaktadır. 10.Sınıf Konuları ve Müfredatı (MEB) 10.Sınıf Matematik Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Fizik Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Kimya Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Biyoloji Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Coğrafya Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Tarih Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Dil ve Anlatım Konuları ve Müfredatı10.Sınıf İngilizce Konuları ve Müfredatı10.Sınıf Din Kültürü Konuları ve Müfredatı 10.Sınıf ödevleriniz ve yapamadığınız sorular için sorumatik ödev,soru cevap uygulamasını kullanabilirsiniz. 10.Sınıf ders çalışma programı isteyen arkadaşlar  için daha önce hazırladığımız 10.sınıf ders çalışma programı inceleyebilirsiniz. Yazılılara hazırlanan öğrenciler 10.sınıf matematik yazıları inceleyebilir. 10.sınıf müfredatı hakkında kafanıza takılanları soruları yorum kısmından bizlere sorabilirsiniz.  

    Devamını Oku »
  • can-yucel-kimdir-hayati-ve-eserleri-nedir

    Can Yücel Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    Eserleriyle bir döneme damga vuran ve şiirleri dilden dile aktarılan Türk edebiyatının usta ismi Can Yücel, vefatının 21. yılında anılıyor. Eski Milli Eğitim Bakanı, Köy Enstitüleri’nin kurucusu ve öğretmen Hasan Ali Yücel’in oğlu, Canan Yücel Eronat’ın ikiz kardeşi ve ressam Su Yücel’in babası Can Yücel, 21 Ağustos 1926’da İstanbul’da dünyaya geldi. Mevlanakapı Tekkesi müridlerinden telgraf nazırı Ali Rıza Beyin torunu olan ve ilk şiirini 10 yaşında kaleme alan Can Yücel, ironik yönü ağır basan şiirlerinde, halk ağzına, halk türkülerinin deyişlerine ve argo sözlere de yer verdiği için sıkıntılı zamanlar geçirdi. Şairin ilham kaynağı ve şiirlerinin konuları doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygular üzerine şekillendi. Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde kullandığı yalın dili ve buluşlarıyla edebiyatseverlerin dikkatini çekti. Usta şair, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Filoloji Bölümü’ndeki eğitiminin ardından İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde Latince ve Yunanca eğitimi aldı. Yücel, Londra’da BBC Radyo’nun Türkçe bölümünde spikerlik yaptı ve çeşitli elçiliklerde çevirmenlik görevi üstlendi. Askerliğini Kore’de tamamlayan ve Güler Hanım ile 1956’da evlenen Can Yücel’in bu evlilikten kızları Güzel ve Su ile oğlu Hasan dünyaya geldi. Türkiye’ye 1958’de dönen Yücel, bir…

    Devamını Oku »
  • haci-bektas-veli-kimdir-hayati-ve-eserleri-nedir

    Hacı Bektaş Veli Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    Anadolu erenlerinden Hacı Bektaş Veli, evrensel boyuttaki düşünce ve öğretileriyle, asırlardır sevgi, hoşgörü, birlik ve barışın simgesi olmaya devam ediyor. 13. yüzyıla damgasını vuran, düşünce dünyası ve inanç önderliği bakımından örnek teşkil eden Hacı Bektaş Veli, Anadolu’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada saygıyla anılıp, kendinden sonraki nesillere ışık olmayı sürdürüyor. Anadolu evliyalarından Hacı Bektaş Veli’nin doğumu bazı kaynaklarda 1242, Anadolu’ya gelişi 1270-1280 yıllarında, ölümü 1337 olarak, kimi kaynaklarda ise doğumu 1209 ve ölümü ise 1271 olarak yer alıyor. Hacı Bektaş Veli hakkında, kaynakların yetersizliği nedeniyle objektif yargılarda bulunulamıyor. Türkistan Piri Hoca Ahmet Yesevi’nin kültür ocağında eğitim alarak, çok sayıda bilim adamının yetiştiği Horasan’da engin bilgi birikimi ve geniş dünya görüşüne sahip olan Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’ya gelişi, Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasi, ekonomik ve kültürel düzeninin bozulduğu, yönetimde bölünmelerin ortaya çıktığı bir devreye rastladı. Hacı Bektaş Veli, bilim ve öğretim merkezi kurarak ortaya koyduğu düşünce, fikir ve kamil akıl ile Anadolu’da birlik ve beraberliği sağladı. İnsanlara tasavvufun inceliklerini anlatan Hacı Bektaş Veli, bilgi ve erdem kandilini yaktığı Anadolu’da, Hakk’a ulaşmanın, dört kapı kırk makamdan geçerek hakikate kavuşmanın yollarını yetiştirdiği talebelerine öğretti. Osmanlı’nın…

    Devamını Oku »
  • Reklam
  • umur bey

    Umur Bey Kimdir? Hayatı Nedir

    İlk Türk denizcileri arasında yer alan ve 1338 yılındaki Epir harekatında İnebahtı Körfezi’ne geçebilmek için gemileri 10 kilometre karadan yürütmesiyle Fatih Sultan Mehmet’e de ilham kaynağı olduğu belirtilen Aydınoğulları Beyi Gazi Umur Bey, Çaka Bey ile Türk denizciliğinin kurucusu olarak gösteriliyor. Anadolu Selçuklu’nun son dönemlerinde bölgeye düzenlenen Moğol baskınları, Türkmen beyliklerinin Batı Anadolu sahillerine yayılmalarına neden oldu. Bu durum Bizans ile karadan mücadele eden Türkleri denizde de etkin hale getirerek yeni bir mücadele alanı oluşturdu. Bu kapsamda Menteşe, Saruhan, Karesi ve özellikle de Aydınoğulları’nın birer sahil beylikleri kurması, Türk denizciliğinin gelişmesinin önünü açtı. Söz konusu gelişmeler Türk denizciliğinin en önemli isimlerinden Aydınoğulları Beyi Mehmet’in oğlu Umur Bey’in tarih sahnesine çıkmasını da sağladı. AA muhabirinin, çeşitli kaynaklardan derlediği bilgilere göre Umur Bey, beyliğin merkezi ve başkenti olan Birgi’de dünyaya geldi. Aydınoğulları Beyliği’nin 3. hükümdarı olarak 25 yaşında başa geçen ve ”İlk Türk denizcileri” arasında yer alan Gazi Umur Bey, Saruhanoğlu Süleyman Bey ile birleşerek büyük bir donanma kurdu. Denizcilikte gerçekleştirdiği büyük atılımla, Ege’de Bizanslılar ve Cenevizlilere karşı önemli başarılar kazanan Türk denizci, Rodos’tan, Mora ve Rumeli kıyıları da dahil olmak üzere Çanakkale Boğazı’na…

    Devamını Oku »
  • colpan-ilhan-kimdir-hayati

    Çolpan İlhan Kimdir? Hayatı ve Oynadığı Dizi ve Filmler

    Tiyatro ve sinema oyuncusu, ressam ve tiyatro eğitmeni Çolpan İlhan, vefatının 6. yılında yad ediliyor. Muharrem Bedrettin İlhan ile Perihan İlhan’ın kızı, şair Attila İlhan’ın kız kardeşi Çolpan İlhan, 8 Ağustos 1936’da İzmir’de dünyaya geldi. İlk ve orta eğitiminin büyük bölümünü İzmir’de tamamlayan sanatçı, babasının görevi dolayısıyla bulundukları Balıkesir’de liseye başladı. Balıkesir’deyken tiyatroya başlayan İlhan, daha sonra gittiği İstanbul’da yatılı eğitim veren Kandilli Kız Lisesi’nden mezun oldu. Hem İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü hem de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nü bitiren İlhan, okul arkadaşlarıyla “Akademi Tiyatrosu” adlı bir grup kurarak, birçok oyun sahneledi. Usta sanatçı, akademide sahneye koyduğu “Antigone” oyunundaki performansının beğenilmesi üzerine, 1957’de ilk sinema filmi “Kamelyalı Kadın”da başrol oynadı. Aynı yıl, Küçük Sahne’de Münir Özkul ve Uğur Başaran ile aynı sahneyi paylaşan İlhan, “Sevgili Gölge” adlı oyundaki performansıyla profesyonel oyunculuğa adım attı. Unutulmaz oyuncu Sadri Alışık ile 1959’da evlendi Çolpan İlhan, 3 sezon çeşitli oyunlarda rol aldığı Küçük Sahne’nin dağılmasının ardından Oda Tiyatrosu’nda Müfit Ofluoğlu ve Sabahattin Kudret Aksal’ın “Tersine Dönen Şemsiye” adlı eserini sahneledi. Ağabeyi Attila İlhan’ın senaryosunu kaleme aldığı 1959 yapımı “Yalnızlar Rıhtımı” filminde oynayan sanatçı, bu sırada usta oyuncu Sadri Alışık ile tanıştı ve…

    Devamını Oku »
  • fikret-mualla-kimdir

    Fikret Mualla Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    Oluşturduğu özgün tarzıyla uluslararası sanat camiasının dikkatini çeken ressam Fikret Mualla, vefatının 53’üncü yılında anılıyor. İstanbul’da 1903’te Düyun-u Umumiye ikinci müdürü Mehmet Ekrem Bey ile Emine Nevber Hanımın oğlu olarak dünyaya gelen Fikret Mualla’nın çocukluk yılları Kadıköy ve Bahariye çevresinde geçti. Tam adı Fikret Mualla Saygı olan ressam, Saint Joseph ve yatılı olarak Galatasaray lisesinde eğitim gördü. Futbolcu dayısı Hikmet Topuzer’in etkisiyle futbola düşkün olan Mualla, 12 yaşında Galatasaray Lisesi’nde futbol oynarken ayağını kırdı ve topal kaldı. İspanyol gribine yakalanan annesini genç yaşında kaybeden Fikret Mualla’nın babası, daha sonra akrabalarından Behice Hanım ile evlendi. Henüz 17 yaşında iken Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenimini yarıda bırakıp İsviçre’ye mühendislik okumaya giden Fikret Mualla, resmin mühendislikten daha çok ilgisini çektiğini fark etti. İsviçre’deki öğrencilik döneminde parasız kalan Mualla, dönemin konsolosu Rıza Beyin desteğiyle Almanya’ya giderek Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde afiş ve desinatörlük, Berlin Güzel Sanatlar Akademisi’nde de resim eğitimi aldı. Akademide Hale Asaf ve Arthur Kampf’tan da ders alan Mualla, Abbas Halim Paşa’dan maddi destek gördü ve sonraki yıllarda İtalya ile Fransa’daki sanat merkezlerini gezdi. Babasının para gönderememesi nedeniyle 1937’de Türkiye’ye dönen Fikret Mualla, Galatasaray Lisesi ve Ayvalık Ortaokulu’nda resim dersleri verdi. İstanbul sanat çevrelerinde de umduğu ilgiyi bulamayan ressam, edebiyata da bir süre…

    Devamını Oku »
  • tuncer-cucenoglu-kimdir

    Tuncer Cücenoğlu kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    Eserleri İngilizce, Rusça, İtalyanca ve Çince dahil 32 dile çevrilen, ödüllü oyun yazarı, çevirmen ve köşe yazarı Tuncer Cücenoğlu vefatının birinci yılında anılıyor. Öğretmen Hüseyin Akat Cücenoğlu ile Nermin Hanım’ın oğlu Kemal Tuncer Cücenoğlu, 10 Nisan 1944’te Çorum’da dünyaya geldi. Usta yazar, Çorum Lisesinin ardından girdiği, Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nü 1972’de tamamladı. Üniversite mezuniyetinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında memurluk ve şube müdürlüğü görevlerinde bulunan Cücenoğlu, 1980’de İstanbul MEB Basımevi müdür yardımcısı iken memurluktan ayrıldı. Eserlerinde Rus yazarlardan etkilendi Yazarlık serüveni henüz ilkokul öğrencisiyken çizgi romanlara olan hayranlığıyla başlayan Cücenoğlu, öğrencilik yıllarında Türk ve dünya edebiyatının önemli yazarlarını okudu. Başarılı edebiyatçı, eserlerini kaleme alırken Lev Tolstoy, Fyodor Dostoyevski, Aleksandr Puşkin, Anton Çehov, Maksim Gorki, Mihail Şolohov ve İvan Gonçarov’ın da aralarında bulunduğu Rus yazarlardan etkilendi. Mizahi hikayeleri ve oyunları Pardon ve Tiyatro 72 adlı dergilerde çıkan Cücenoğlu’nun ilk oyunu “Kör Döğüşü”, 1972’de yayımlandı. Üsküdar Oyuncuları topluluğu tarafından sahnelenen eser, yazara “Altın Fındık En Başarılı Yazar” ödülünü kazandırdı. Tuncer Cücenoğlu’nun, Ankara Devlet Tiyatrosunda 1973’te gösterilen “Öğretmen” adlı eseri, sakıncalı sayılarak yasaklandı. “Çıkmaz Sokak” adlı eseriyle 1981’de Abdi İpekçi Oyun Yarışmasında Birincilik Ödülüne layık görülen yazar, “Kadıncıklar”…

    Devamını Oku »
  • Mehmed Şevket Eygi Kimdir? Hayatı ve eserleri Nedir

    Gazeteci, yazar Mehmed Şevket Eygi, vefatının ilk yılında yad ediliyor. Anne tarafından Kolağası Neşet Bey’in torunu olan Eygi, 7 Şubat 1933’te Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Mehmet Sait ve Seher Hanım’ın tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Öğrenimine 1940’ta, şimdiki adıyla Galatasaray Lisesi olan Mekteb-i Sultani’de başlayan Eygi’nin okul arkadaşları arasında, Abdi İpekçi, Mümtaz Soysal, Turgay Şeren, Memduh Gökçen yer aldı. Eygi, Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenimi sırasında iyi derecede Fransızca öğrenmesinin yanında, Osmanlı nazırlarından Raşit Erer, Aydın milletvekili Enver Tekand, şair Orhan Şaik Gökyay, edebiyat tarihçisi Nihad Sami Banarlı ve şair Ahmet Kutsi Tecer’in de aralarında bulunduğu, alanında usta isimlerden ders aldı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni 1952’de kazanan Eygi, fakültede Cemal Süreya ve Sezai Karakoç’la diplomasi bölümünde eğitim aldı. Üniversite yıllarında Fransız hükümetinin Ankara’daki kültür merkezinde bir süre çevirmen olarak çalışan yazar, o yılları bir röportajında şu sözlerle anlattı: “Galatasaray’ı bitirip Ankara Siyasal Bilgiler’de okumaya başladığım zaman, akvaryumdan çıkarılıp denize atılmış bir balık gibi hissetmiştim kendimi. O tarihlerde, bugünkü gibi anarşi yoktu. Siyasaldaki sağcı, mürteci, solcu ve entelektüel gençler, edebi, fikri, kültürel, sosyal konularda dostça tartışabiliyordu. Edebi konularda fakültenin en parlak Müslüman genci Sezai Karakoç’tu. Cemal Süreya ile başka solcu…

    Devamını Oku »
  • nurettin-topcu-kimdir-hayati-ve-eserleri-nedir

    Nurettin Topçu Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    Anadolu ve İslam medeniyeti sentezi için çabalayan, “Hareket” dergisinin kurucusu, sosyolog, felsefeci, yazar ve öğretmen Nurettin Topçu vefatının 45. yılında anılıyor. Baba tarafından, Erzurumlu Topçuzadeler mensubu olan Topçu, 1909’da İstanbul Süleymaniye’de dünyaya geldi. Topçu’nun Erzurum’da iken hayvancılık ve tahıl işleriyle uğraşan babası Ahmet Efendi, aileden İstanbul’a ilk yerleşen kişi oldu ve Çemberlitaş’ta kasap dükkanı işletti. Kimlikteki adı Osman Nuri olan ve İstanbul’un tarihi semtlerinde yetişen Nurettin Topçu, altı yaşında Bezmialem Valide Sultan Mektebi’nin ana kısmına yazıldı. Sonrasında Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi’ne verilen Topçu, burayı birincilikle tamamladı. Topçu, o dönemlerde küçük bir sandıkta kitap ve gazeteler biriktirirken, öğretmeni Nafiz Bey sayesinde Mehmet Akif Ersoy sevgisi ve hayranlığı kazandı. Bir süre Vefa Lisesi’nde okuyan ve 1928’de İstanbul Lisesi’ni bitiren Topçu, aynı yıl Fransa’ya gitti ve hem Fransızca öğrenmek hem fark derslerini tamamlamak için Aix Lisesi’ne başladı. Buradan mezun olduktan sonra Strazburg Üniversitesi’ne geçerek felsefe öğrenimi gören Topçu, felsefe, ahlak, psikoloji, sanat felsefesi, tarih, mantık, sosyoloji, arkeoloji alanlarında eğitim aldı. Sorbon’da felsefe doktorası veren ilk Türk Felsefe doktorasını 1934’te Sorbonne Üniversitesi’nde veren Topçu, Türkler arasında ahlak üzerinde çalışan ilk öğrenci ve Sorbon’da felsefe doktorası veren ilk Türk…

    Devamını Oku »
  • Mahir İz Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    – Ömrünü kitaba ve eğitime adayan mütefekkir, şair ve yazar Mahir İz, vefatının 46’ncı yılında yad ediliyor. İz, Medine-i Münevvere, Midilli ve Ankara kadılıkları yapan Külahizade es-Seyyid İsmail Abdulhalim Efendi ile Şerife Raife Hanımın oğlu olarak 28 Ocak 1895’te İstanbul’da dünyaya geldi. Mahir İz’in babası Abdülhalim Efendi, Midilli, Balıkesir, Ankara, Medine-i Münevvere gibi farklı yerlerde kadılık yapmış bir kişidir. Mahmut Neci Efendi’den Sarf- Nahiv, fıkıhta Merâk’il- Felah’ı okuyan Mahir İz babasının Haydarabat’tan formlar halinde getirtip Medine-i Münevvere’de ciltlettiği Kenzü’l- Ummâl’ı gözden geçiren Mahir İz, yoğun okumaların haricinde fıkıh usulü okumak istediğini belirtince Mahmut Neci Efendi’nin kendisine söylediklerini şöyle aktarır: “Sen bu merak ve bu çalışmayla devam edersen on sekiz yaşına geldiğin zaman Fatih hocaları arasında ‘müşâr’ün-bi’l-benân’ olursun dedi. Bu tâbiri o zamana kadar hiç işitmemiştim. Parmakla gösterilirsin demekmiş. Hocam bana derdi ki “Sen, benim kırk yıllık emeğimi, bu suallerin sâyesinde on dokuz ayda topladın.” Tam adı Abdullah Mahir İz olan yazar, ilk ve orta okulu babasının görevi nedeniyle Midilli, Balıkesir ve Isparta’da okurken, İstanbul Vefa Lisesi’nde başladığı lise eğitimini 1916’da Ankara Sultanisinin edebiyat bölümünde tamamladı ve aynı okulda Türkçe öğretmenliğine başladı. Edebiyat tarihçisi Fahir…

    Devamını Oku »
  • Rıfat Ilgaz Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    “Hababam Sınıfı”nı edebiyat ve sinema dünyasına armağan eden şair ve yazar Rıfat Ilgaz, vefatının 27’nci yılında anılıyor. Tam adıyla Mehmet Rıfat Ilgaz, Fatma Hanım ve Hüseyin Vehbi Bey’in 7’nci ve son çocuğu olarak 7 Mayıs 1911’de Kastamonu’da dünyaya geldi. Ilgaz, ilk ve orta okul eğitimini Kastamonu’da aldı ve yatılı öğrenim gördüğü Muallim Mektebinden 1930’da mezun oldu. Şiir yazmaya öğrencilik yıllarında başlayan ve ilk şiiri “Sevgilimin Mezarında”yı 1936’da kaleme alan Ilgaz, aynı yıl Gazi Eğitim Enstitüsünde edebiyat eğitimi aldı ve yükseköğreniminin son yıllarında yakalandığı verem ilerleyince bir süre İstanbul Süreyya Paşa Sanatoryumunda tedavi gördü. Ilgaz, 6 yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Gümüşova’da ilkokul, daha sonra tayin olduğu İstanbul’da Karagümrük Ortaokulu ile Nişantaşı Lisesinde Türkçe öğretmeni olarak görev yaptı. Edebi kişiliği ve yazı hayatı Felsefe eğitimi de alan ve eserleri 1940’ta “Çığır”, “Oluş”, “Ulus”, “Güneş”, “Yücel”, “Varlık”, “Hamle” ve “Yeni İnsanlık” gibi birçok dergide yayımlanan Ilgaz, aynı yıllarda Hasan Tanrıkut, Sabahattin Kudret Aksal, Salah Birsel’le tanıştı. Ömer Faruk Toprak ile 1942’de “Yürüyüş Dergisi”ni çıkaran Ilgaz, bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik Abasıyanık, Cahit Irgat, İbrahim Abdülkadir Meriçboyu, Nazım Hikmet gibi şairlerle birlikte çalıştı. Ilgaz, “Yarenlik” isimli ilk şiir kitabını…

    Devamını Oku »
  • el-arabi-et-tebsi-kimdir-hayati-ve-yaptiklari-nedir

    El Arabi et-Tebsi kimdir? Hayatı ve yaptıkları nedir

    Cezayir’in bağımsızlık mücadelesine fikirleriyle katkılar sunan bu uğurda canını ortaya koyan İslam alimi El Arabi et-Tebsi’nin Fransızlar tarafından ağır işkencelere maruz bırakılarak öldürülmesinin üzerinden 63 yıl geçti. Tebsi, Cezayir’in kuzeydoğusundaki Konstantin vilayetine bağlı Tebessa’da 1895 yılında dünyaya geldi. Geçimini tarımla uğraşarak kazanan fakir bir aileden gelen Tebsi’nin babası aynı zamanda Kur’an-ı Kerim eğitimi veren bir öğretmendi. İlk eğitimini babasından alan Tebsi, henüz 8 yaşındayken onu kaybetti. 1910 yılında Tunus’un güneyindeki Mustafa bin Azuz Medresesi’nde eğitime başlayan Tebsi, burada Arapça dilbilgisi olan nahiv ve sarfın yanı sıra İslami ilimler alanında fıkıh ve tevhid dersleri aldı. Tebsi, medresedeki ilk dini eğitiminin ardından 1914’te tarihi Zeytune Üniversitesi’ne başladı. Buradan mezun olduktan sonra Tebsi, 1920’de Mısır’daki Ezher Üniversitesi’nde farklı İslami ilimler alanında 7 yıl eğitim aldı. Tunus ve Mısır’da eğitimini tamamlayan Tebsi, 1927 yılında Cezayir’e dönerek, memleketi Tebessa’daki küçük bir cami olan İbn Said Camisi’nde imamlık yapmaya başladı. Kısa süre sonra verdiği vaazlar ve hutbelerle kendinden söz ettirmeye başlayan Tebsi, o dönem Cezayir’i işgal eden Fransızların da dikkatini çekti. Fransızların baskısı ve onu dinlemeye gelenlerin tehdit edilmesi nedeniyle Tebsi, 1930 yılında yine Cezayir’deki başka bir vilayette görevine devam etti. Cezayirli…

    Devamını Oku »
  • ibrahim-hakki-kimdir-hayati-ve-eserleri

    İbrahim Hakkı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

    Astronomi, fizik, psikoloji, sosyoloji ve din ile ilgili pek çok bilimsel çalışma yapan büyük İslam alimlerinden Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, vefatının 240. yılında rahmet ve minnetle anılıyor. İbrahim Hakkı Kimdir? Erzurum’un Pasinler ilçesinde 18 Mayıs 1703 yılında dünyaya gelen İbrahim Hakkı, henüz 7 yaşındayken Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek hafız oldu. Bu yaşta annesi Şerife Hanife Hatun’u kaybeden İbrahim Hakkı, 9 yaşında amcası Şeyh Ali Çelebi ile babası Derviş Osman Haseni’nin bulunduğu Siirt’in Tillo ilçesine gitti ve burada İsmail Fakirullah’tan bir süre medrese eğitimi aldı. Babasını 17 yaşındayken yitiren İbrahim Hakkı, aralıklarla Erzurum ve Tillo’da ilmi çalışmalar yürüttü. 1747’de İstanbul’a giderek Sultan I. Mahmut ile görüşen ve burada saraydaki kütüphanede çalışmalar yapan İbrahim Hakkı, yeniden Erzurum’a dönerek bazı cami ve medreselerde hocalık yaptı. Sürekli din ve bilimsel konularla ilgilenen İbrahim Hakkı, 22 Haziran 1780 yılında rahatsızlanarak vefat etti. Manzum ve düz yazıdan oluşan toplam 15 eser yazan İbrahim Hakkı’nın en önemli eserleri Divan ve Marifetname’dir. İbrahim Hakkı’nın insanlığa ders ve nasihat hükmündeki tefviznamesi de bugün büyük ilgi gören eserler arasında yer alıyor. Büyük alimin, “Hak şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler, arif anı…

    Devamını Oku »
  • cahit-kulebi-kimdir-hayati-ve-eerleri-nedir

    Cahit Külebi Kimdir? Hayatı ve Eerleri Nedir

    Türk şiirinde yenileşme hareketinin öncülerinden biri olarak kabul edilen ve kendisini “halk şairi” olarak tanımlayan şair Cahit Külebi’nin vefatının üzerinden 23 yıl geçti. Asıl adı Mahmut Cahit Erencan olan usta şair, Erzurumlu nüfus memuru Necati Bey ile Feride Hanım’ın üçüncü çocuğu olarak 10 Ocak 1917’de Tokat’ın Zile ilçesinde dünyaya geldi. Erzurum ve civarının Ruslar tarafından işgal edilmesi sebebiyle Külebi’nin ailesi, doğumundan kısa bir süre önce sıkıntılı bir yolculuğun ardından Tokat’ın Zile ilçesinin Çeltek Köyü’ne yerleşti. Soyadı yasasıyla birlikte ailesi “Erencan” soyadını alsa da usta şair, şiirlerini yazmaya başladıktan sonra sülalesinin “Gulebi” olan adını “Külebi” olarak kullanmaya başladı ve bu soyadı 1946’da tescil ettirdi. – Lise yıllarında kendini okumaya verdi Külebi, Zile’de Mahalle Mektebi’nde başladığı ilk öğrenimini, Numune-i Terakki ve Dutlupınar İlkokulu’nun ardından Tokat Gazi Ahmet Danişment İlkokulu’nda 1929’da tamamladı. Orta öğrenime yatılı devam eden Külebi, Sivas Erkek Lisesi’nden 1936’da mezun oldu. Başarılı edebiyatçı, lise yıllarında içine kapanarak, kendini kitap okumaya vererek, Reşat Nuri Güntekin, Halide Edip Adıvar gibi önemli edebiyatçıların eserlerini takip etti, şair, yazar Ahmet Kutsi Tecer’in, halk kültürü, musikisi ve şairleriyle ilgili çalışmalarından etkilendi. Şiir, hatıra ve deneme yazıları kaleme alan Külebi’nin ilk şiiri, okuduğu lisede hazırlanan “Toplantı” dergisinde yayımlandı. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü 1936’da birincilikle…

    Devamını Oku »
  • peyami-safa-kimdir-hayati-ve-eserleri-nedir

    Peyami Safa Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu”, “Fatih Harbiye” ve “Cingöz Recai”nin de aralarında bulunduğu onlarca unutulmaz esere imza atan roman yazarı, gazeteci ve fikir adamı Peyami Safa, vefatının 59. yılında yad ediliyor. “Yaşlanarak değil, yaşayarak tecrübe kazanılır. Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.” sözünün de sahibi usta kalem, Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa ile Server Bedia Hanım’ın çocuğu olarak 2 Nisan 1899’da dünyaya geldi. İsmini, usta şair Tevfik Fikret koydu. Safa’nın doğduğu yer birçok kaynağa göre, İstanbul Gedikpaşa olarak bilinse de bazı kaynaklar, bir Osmanlı bürokratı olarak Anadolu’da görev yapan babasının işi nedeniyle, Sivas’ta doğduğuna işaret ediyor. Zor şartlar altında kendini yetiştirdi   Tarihçi İsmail Hami Danişmend’e göre, baba tarafından soyu, Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemsettin’e uzanan Safa, henüz 1 buçuk yaşındayken babasını kaybetti. Usta yazar, 9 yaşındayken geçirdiği kemik hastalığının yanı sıra yaşadıkları geçim sıkıntısı sebebiyle düzenli eğitim alamadı. Yazar, 1910’da başladığı Vefa Lisesi’ne de aynı sebeplerle devam edemedi. Küçük yaşlarda babasının yakın arkadaşlarından birinin hediye ettiği Petit Larousse’u ezberleyerek kendi kendine Fransızca öğrenen Safa, tıp, psikoloji ve felsefe kitaplarına duyduğu ilgiyle, varlıklı bir ailenin çocuğu olmasa da zor şartlar altında kendini yetiştirdi. Peyami Safa, ailesinin geçim yükünü hafifletmek amacıyla 1915’te Posta Telgraf…

    Devamını Oku »
  • cemil-meric-kimdir-hayati-ve-eserleri-nedir

    Cemil Meriç Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nedir

    Kaleme aldığı eserleriyle Türk edebiyatı ve düşünce dünyasında önemli bir yere sahip olan yazar, çevirmen ve mütefekkir Cemil Meriç, vefatının 33’üncü yılında yad ediliyor. Tam adıyla Hüseyin Cemil Meriç, Birinci Balkan Savaşı sürerken 1912’de Meriç nehri yakınlarındaki Dimetoka’dan Antakya’ya göçmüş bir ailenin çocuğu olarak 12 Aralık 1916’da Reyhanlı ilçesinde dünyaya geldi. Okumayı 4 yaşında söken, ilk ve orta öğrenimini Arapça, Fransızca, Kur’an, tecvid, ahlak eğitimi de aldığı Reyhanlı Rüştiyesi’nde tamamlayan Meriç, ardından Fransız idaresindeki Antakya’ya giderek Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi’nde okudu. Meriç, “Benim üniversitem” dediği lisede, Fransız ve Türk hocalardan özel dersler alırken, Ali İlmi Fani’nin kılavuzluğunda divan edebiyatını keşfetti. “Geç Kalmış Bir Muhasebe” başlıklı ilk yazısısı 1933’te “Yenigün” isimli yerel gazetede yayımlanan Meriç, Nurullah Ataç ve Reşat Ekrem Koçu’nun da öğretmenlik yaptığı İstanbul’daki Pertevniyal Lisesi’ne 1936’da geçti. Meriç, bir yazısında bazı hocalarını eleştirdiği için 12’nci sınıfta liseden ayrılmak zorunda kalırken, aynı yıl Nazım Hikmet ve Kerim Sadi ile tanıştı. Geçim sıkıntısı nedeniyle 1937’de gittiği İskenderun’un Haymaseki köyünde 9 ay öğretmenlik yapan yazar, daha sonra sınavla girdiği İskenderun Tercüme Bürosu’na reis muavini oldu. İlk çeviri kitabı, Balzac’ın “Altın Gözlü Kız” romanı 1943’te…

    Devamını Oku »
  • Cafer Sadık Doğru Kimdir ? Hayatı ve Röportaj

    AA – Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden emekli olan ve uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığı Erzurum Ömer Nasuhi Bilmen Dinî Yüksek İhtisas Yüksek Merkezinde tefsir ve Arapça dersleri veren Cafer Sadık Doğru, yarım asırdan fazla süredir dini, fikri ve ilmi çalışmalarının yanında çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Erzurum’un Pasinler (Hasan Kale) ilçesinde 1950 yılında doğan Doğru, ilkokulu dışarıdan bitirip hafızlık eğitimini Ağcalar köyünde tamamladı. Taş Camisi Medresesinde Arapça tahsilini yaptıktan sonra imam hatip lisesinden mezun olan Doğru, 1975’te Yüksek İslam Enstitüsünü bitirdi. Doğru, vatani görevini yaptıktan sonra Yüksek İslam Enstitüsünde asistan olarak göreve başladı ve bu kurumun kapatılması üzerine Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesine öğretim görevlisi olarak geçiş yaptı. İlahiyat Fakültesinde de çok sayıda öğrenci yetiştiren Doğru, evli ve 8 çocuk babasıdır. Cafer Sadık Doğru, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Erzurum Ömer Nasuhi Bilmen Dinî Yüksek İhtisas Merkezinde verdiği derslere hususi bir ihtimam gösterdi. İlahiyat Fakültesindeki vazifesinin yanı sıra burada da dersler verdi. Emekli olduktan sonra da uzun yıllar İhtisas Merkezinde ders vermeye devam etti. Ancak sağlık sorunları nedeniyle buradaki hocalığına ara vermek zorunda kaldı. Klasik usul Arapça ve İslami ilimler tedrisatına özel ihtimam gösteren, özellikle de klasik…

    Devamını Oku »
  • hamdullah-suphi-tanriover-kimdir-hayati-ve-eserleri-nedir

    Hamdullah Suphi Tanrıöver Kimdir ? Hayatı ve Eserleri Nedir

    Edebiyatçı, yazar, hatip, şair ve siyasetçi Hamdullah Suphi Tanrıöver, vefatının 54. yılında yad ediliyor. Abdurrahman Sami Paşa’nın torunu, Abdüllatif Suphi Paşa ile Ülfet Havva hanımın oğlu olarak 1885’te İstanbul Aksaray’da dünyaya gelen Tanrıöver, çocukluk yıllarını büyükbabasının Çamlıca’daki köşkünde ve babasının Fatih’teki konağında geçirdi. “Namık Kemal” adlı ilk şiiri başka bir isimle, 1902’de aralarında amcası Samipaşazade Sezai’nin de bulunduğu Jön Türkler’in Paris’te çıkardığı “Şura-yı Ümmet” dergisinde yayımlanan Tanrıöver, gençlik yıllarında daha çok hamasi manzumeler kaleme aldı. Altunizade ile Numune-i Terakki idadilerinde eğitim gören Tanrıöver, 1904’te Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’ni bitirdi. Tanrıöver, 1905-1907 yılları arasında Reji İdaresi Tercüme Kalemi, Defter-i Hakani Nezareti Mektubi Kalemi mülazımlığı ile Şehremaneti Tercüme Odasında çalıştı. Daha sonra 1908’de Ayasofya Rüşdiyesinde, 1910’da Darülmualliminde, 1913 yılındaysa Darülfünun Edebiyat Fakültesinde çeşitli dersler verdi, Fecri Ati topluluğu içinde şair ve eleştirmen olarak yer aldı. Hamdullah Suphi, Balkan Savaşı’ndan sonra elden çıkan Edirne ve Trakya topraklarının Osmanlı Devleti’nde kalması için oluşturulan komisyonla birlikte 1913’te Berlin ve Petersburg’a gitti. Türk Derneği, Türk Yurdu Cemiyeti, Türk Ocağı ve Türk Bilgi Derneği gibi kuruluşların faaliyetlerine katılan, Türk ocaklarının başkanlığını yapan Tanrıöver, Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali nedeniyle İstanbul’da düzenlenen protesto mitinglerindeki konuşmalarıyla dikkati çekti. Osmanlı Mebusan Meclisi’nde…

    Devamını Oku »
Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı!

Buraya reklamları görmek için gelmediğini biliyoruz. Ama reklamlar SoruMatik i ücretsiz kullanabilmen için bize yardımcı oluyor.Lütfen reklam engelleyici yazılımı devre dışı bırakınız.